Modern İnsanın Kendini Anonim Sanma Sorunu

Bilgi toplumu, küreselleşme, teknolojik gelişmeler, internet, devletlerin küçülmesi, şirketlerin devletlerden güçlü hale gelmesi, bireysel rekabetler, eğitim sisteminin gereksizliği, kendini geliştirme, bilgiye ulaşma, nesnelerin interneti, endüstri devrimleri derken ortaya çıkan sonuçlar. Modern insan, atalarından daha fazla bilgiye sahip olan ve yüzyıllarca süren tecrübe birikimini kullanan, bu nimetlerden dilediğince kullanan kişi olarak tanımlanabilir. Peki, modern insan gerçekten özgür, var veya burada mı? Yoksa aksine anonim mi?

Atalarına nazaran daha karmaşık sosyal problemlerle karşılaşan modern insan aynı zamanda bu sorunların kaynağını da oluşturmaktadır. Zamanın sunduğu tüm bu nimetlerden sonuna kadar yararlanmak isterken aynı zamanda bazı davranışlardan da uzaklaşmaktadır. Bunu yalnızlaşma olarak düşündüğümüzde modern insanın aslında bir açmazda olduğunu da görebiliriz.

Sosyal medya üzerinde varlığını, sosyal buradalığını ortaya koymaya çalışırken aynı zamanda da yalnızlaşan ve farklı bir dünyada kendini var kabul eden modern insan için aslında durum o kadar da güzel değildir. Özellikle beğenilme ve popüler olma amacıyla gerçekleştirilen tüm çabalar aslında modern insanın en büyük sorunudur. Çünkü bu durum gelişim ve değişim fırsatını belirli mecraların eline verirken aynı zamanda düşünmemeyi, sorgulamamayı ve üretmemeyi de beraberinde getirmektedir. Sosyal medya araçlarının içerik üretmek zorunda kalmadan tüm görevi kendini modern insan olarak gören kişilere teslim etmesi ve bu noktada farklı olma zorunluluğu getirmesi de aynı zamanda birçok kişinin bu konuda uzun uğraşlar vermesine neden olmaktadır.

businessman holding modern city building skyscraper on shoulders real estate agent concept. Humans are building cities on their shoulders. Concept of creating the world of humanity.

Sosyal buradalığını ortaya koyamamış ve sadece çeşitli maddi varlığını geliştirmek için çalışan insanın sosyal medya araçları üzerinden varlığını ortaya koyma çabası ne yazık ki üzücü bir durumdur. Bu durum modern insan kavramı ile günümüzdeki bu şekilde sosyal varlığını ortaya koymaya çalışan kişi ile pek uyuşmamaktadır.

Geçmişi düşündüğümüzde çeşitli filozoflar varlığı çeşitli sözler ile açıklamaya çalışmıştır. Örneğin Descartes “düşünüyorum o halde varım” derken, Hegel “gerçek olan rasyoneldir ve rasyonel olan gerçektir” şeklinde bir karşılık vermiş. Varlık kavramını tamamen benlik ile açıklamışlar. O halde modern insanın benliğini ortaya koyması önemli bir durumdur. Peki modern insan benliğini ortaya koyabilmekte midir? Sosyal medyada çok takipçisi olmak, çok beğenilmek, özgün içerik oluşturmak, maddi varlık sahibi olmak, üst düzey bir işte çalışmak, saygı görmek kişinin benliğini gösterir mi? Yoksa çevrede oluşturduğu benlik algısı ile gerçek benliği arasında birebir eşleşme var mıdır?

Günümüzdeki büyük çoğunluk kendisinin modern olduğunu düşünürken aslında sıradanlaşmaktadır. Herkes gibi olmaktadır. Bu durum onun anonim olmasına, popülerliğinin bitmesi ile yok olmasına, kalıcı bir iz bırakamamasına, bilimi, sanatı veya edebiyatı ilerletememesine neden olacaktır. Kişinin belirli bir konuda derinlik kazanamaması da onun sığ bir yaşam sürmesine ortam hazırlayacaktır. Bu sığlığı görmemek için ise sosyal medya araçlarına kapılacaktır.

Halbuki modern insan geçmişten gelen tecrübeleri, bilgiyi ve imkanları kullandığında benliğini ortaya koyabileceği çok ortam bulacaktır. Özellikle girişimcilik ve internet becerilerini birleştirdiğinde yapabileceği alan sayısı giderek artmaktadır. Tüm benliğini dış görünüşü ile ortaya koymak yerine düşünceleri ile ortaya koymak için kişisel web sayfaları oluşturmak bile en küçük adımdır.

Kişinin yaşamının sonuna geldiğinde pişmanlıklar, keşkeler, ahlar veya vahlar içinde olmaması için ki biz bunu kendini gerçekleştirmiş olmak olarak görüyoruz hayatınızda kalıcı izler bırakın. İlber Ortaylı bir konuşmasında “Torununuzu kucağınıza aldığınızda ona aldığınız markalı telefonlardan veya kaç ev sahibi olduğunuzdan bahsedemezsiniz ona kültür aktarımı yapmalısınız, gezdiğini gördüğünüz ve hayatınızda çıkardığınız derslerden bahsetmelisiniz” demişti. Kimsenin okumayacağını bilseniz de bir kitap yazın, bir blog tutun, şarkı besteleyin, bir müzik aleti çalmayı deneyin, bir girişimcilik örneği gösterin, hata yapın ve hatalarınızdan ders çıkarın, bir uygulama geliştirmeye çalışın. İlerleyin, ilerletin, üretin.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir