Öğrenci Hakkındaki Görüşlerimiz Güvenilir mi?

Öğrenci Hakkındaki Görüşlerimiz Güvenilir mi?

Aslında yanlış bir başlık seçmiş olabiliriz. Fakat bahsetmek istediğimiz gerçek şu; bir öğrenci hakkındaki düşüncelerimiz (çalışkan, saygılı, ağırbaşlı, duyarlı vs.) gerçekleri yansıtıyor mu? Bu durumu sadece öğretmenin öğrencisi hakkında değil, okul müdürünün öğretmen hakkında veya arkadaş çevremiz hakkında da genelleyebiliriz.

Birisi hakkında yaptığı bir hareketten sonra “Biz seni böyle tanımamıştık” sözünü söylediğimiz veya duyduğumuz olmuştur mutlaka. Bunun nedeni ise başkaları tarafından algılanan özelliklerimizin yaptığımız davranışlar uyum sağlamamasıdır. Bunu öğrencilere karşı da çok defa kullanırız. “Ahmet sen böyle bir öğrenci misin?” dediğimizde aslında algıladığımız görüş ile davranış arasındaki tutarsızlığa dikkat çekiyoruz anlamına gelmektedir. Bu durum hem öğrencinin dışarıya gösterdiği davranışları konusunda tutarlı olmasını sağlayacağı gibi aynı zamanda yaptığı davranışın oluşturmak istediğimiz kişilik özelliği ile uyuşmadığını da göstermek anlamına gelir.

Gelelim sorumuza. Kişi hakkında algıladığımız bu özellikler ne kadar güvenilir? Örneğin bir öğretmenin herkes tarafından başarılı kabul edilmesinin kaynağı nedir? Ya da bir öğrencinin saygılı olduğuna neye göre karar veririz ve bu ne kadar güvenilirdir? Aslında tüm bu soruların cevabı algılarımız olarak açıklanıyor.

Bir kişi hakkındaki görüşümüz ilk olarak algıda seçicilik ile belirleniyor. Örneğin sarışın kişileri seven bir kişi sınıftaki sarışın kişilere daha çok özen göstermeye başlıyor. Ya da karşı cinsteki kişilere daha çok ültimatom verilir. Bu durum tamamen kişinin elinde olmadan gerçekleştirdiği ve oluşturduğu bir algıdır. Sınıfta ders kitaplarını hazırlamış bir şekilde bekleyen bir öğrencinin derse karşı ilgili olduğunu düşünmek gibi.

İkinci olarak hale etkisi geliyor. Yani kişi hakkındaki görüşümüzü tek bir özelliğe bakarak belirlemek. Örneğin iyi giyimli bir kişinin disiplinli olduğunu düşünmek gibi. Sosyal bir kişiliğe sahip birisinin iyi yürekli ve yardımsever olabileceğini düşünmemiz gibi. Sınıf içini düşünecek olursak konuşkan bir öğrencinin derse karşı ilgisi olduğunu düşünmemiz gibi.

Bir diğer etki kontrast etkisi. Bir kişiye karşı verdiğiniz tepkinin yakınlarda iletişim kurduğunuz diğer kişilerin etkisinde kalmasıdır. Örneğin bir öğrenciye karşı sinirli bir davranış gerçekleştirdikten sonra gelen diğer öğrenciye de sinirli bir davranış sergilemek. Sınıf içinde hoşumuza gitmeyen bir davranışa karşı tüm sınıfa karşı sinirli davranmak. Görevini yapmayan bir öğretmenle konuşmanın ardından sadece bir kez görevini yapamamış olan öğretmene de aynı şekilde davranmak gibi.

Son etki ise kalıplaştırma etkisi. Kişiyi bulunduğu gruba göre algılama. Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim durumu. İçinde bulunduğu grubun derse karşı ilgisiz olması nedeniyle tanımadığımız bir öğrenciyi de derse karşı ilgisiz davranıyormuş gibi algılamamız. Ya da derslerinde düzensiz davranış sergileyen öğretmenlerin olduğu arkadaş grubunun tamamını derse karşı ilgisiz olarak görmek gibi.

Bu etkiler kişiler hakkındaki görüşlerimizin yanlış olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte bu etkilerden de sıyrılmak gerekir. Okul müdürlerinin karar alma sürecinde bu etkilerden kurtularak kişiye karşı doğru davranış sergilemesi okul iklimin de olumlu etkileyecektir. Bu algılardan kurtulmanın çeşitli taktikleri var. Bunları da diğer bir makalede inceleyeceğiz.

Yorumlara katıl

Arşiv