Okulsuz Toplum

Son zamanlarda giderek artan bir şekilde okulun görevleri tartışılıyordu. Biz de sitemizde bununla ilgili oldukça fazla şekilde bu konuya yer vermeye çalıştık. Özellikle COVID-19 salgını sonrası bu durumu tekrar düşünmek için güzel bir fırsat oldu. Okul gerekli mi? Okulun işlevi nedir? Okulsuz bir toplum nasıl olur? İşte tüm bu soruları şimdi düşünme zamanı.

Önce şuradan başlayalım. Daha önce de paylaştığımız bir kitabın (Eğitim: Bir Kitle İmha Silahı) ana fikrini düşündüğümüzde eğitimin amacı nedir? Öğrenciler okula ne için gelmektedir? İşte bu soru bize okulun işlevlerini verecektir. Evet okul, öğrencilere belirli bilgileri aktarmak için belirlenmiş yerler olsa da artık toplu bilgi aktarım yerlerinin görevini tamamladığı, bireysel öğrenmelerin önünün açılması gerekliliğini düşünüyoruz. Bu noktada okulu gereksiz olarak görebiliriz.

Peki ya öğretmen? Öğretmen olmasa da öğrenme devam eder mi? Yine geçmişe bir gönderme yaparak paylaştığımız bir yazı üzerine yine öğretmenin görevlerini ve durumunu konuşmak gerekiyor. Öğretmenin okuldaki amacı nedir? Bilgi aktarmak mı? Rehberlik etmek mi? Yine bu da bizim öğretmenlerin okulda bulunma amacını açıklamaya itiyor. Geçmişten gelen öğretmenliğin kutsal bir meslek olduğu algısı artık geçerli değil. Fakat bu öğretmenlerin görevden alınmasını da gerektirmiyor. Tüm bunlara rağmen öğretmene yatırım yapmaya ve öğretmeni geliştirmeye devam ediyoruz.

Evlerde kalınan ve öğretmen ve öğrencinin okul dışı bir ortamda buluştuğu şu süreç aslında bizim tüm sorularımıza cevap veriyor. Okul olmasaydı ne olurdu? İşte burada öğrencilerin kendi özerk öğrenmelerini geliştirmek ve buna güvenmek gerekiyor. Gözlemlerinize veya çevrenizdeki kişilerin görüşlerine göre bir yorum yapın. Kaç öğrenci evde kendi özerk öğrenmelerini devam ettirdi? Kendine bir çalışma planı oluşturarak bu çalışma planı dahilinde gerekli çalışmaları yaptı? Çok çok az. O zaman okul, öğrencilerin öğrenmelerinin düzenli bir şekilde ilerlemesi için gerekli bir yer diyebilir miyiz? Bilgi aktarmazsak ne olur? Belirli bir bilgiyi aktarıp gerisini öğrenciye bıraksak? İşte bu da ülke için büyük bir risk oluşturur. Evet öğrenciler bir şekilde kendi öğrenmelerini devam ettirir fakat bilgi akışı belirli bir pedagojik düzende olmayacağı için sınırlı kalabilir. Burada şunu örnek olarak alabiliriz aslında. Mektepli bilgisayar programcıları ile alaylı bilgisayar programcıları arasındaki fark. Bize çok şey anlatır. Alaylı olanlar çok hızlı ilerleyip birçok çalışma çıkarırken, mektepli olanlar yavaş ilerler fakat uzun dönem sahada kalabilirler. Alaylı olanlar belli bir süre sonra yine mektebe ihtiyaç duyar.

Aslında okulun işlevlerinin hala geçerli olduğunu görebiliyoruz. Peki ya öğretmen? Öğretmenlerin bilgi aktaran rolünün artık bittiğini görebiliyoruz. Çünkü gerek sosyal medya olsun, gerekse diğer çevrimiçi ortamlar sürekli bilgi aktarımı için yarışır durumda. Bu noktada öğretmenin bilgi aktarımı görevi sona ermiştir. Öğretmenin görevi bilgi akışını düzenleme, rehberlik etme ve hedefe ulaşma için gerekli yolu çizmektir. Öğretmenlerin çoğunun bu süreçte bilişim bilgisinin çok zayıf olduğunu gördük. Bu nedenle öğretmenler aniden geçilen bu süreçte oldukça zorlandılar. Fakat şunu da gözardı etmemek gerekir ki öğretmenler bunun da üstesinden geldi. Çok kısa bir sürede kendilerini adapte ederek sürece ayak uydurdular. O zaman kazanılan bu becerileri kaybetmeden öğretmenlerin becerilerini sınıfa uyarlamasını da sağlamak gerekiyor.

Buradan şu noktaya geçebiliriz. Öğretmen kitlesi dinamik ve hızlıca çözüm bulabilen bir yapıda. Demek ki okullar hala eski anlayışla yönetiliyor. Okullardaki uygulamalar ve okulun görevi düzenlenip değiştirildiğinde öğretmenler de buna hızlı bir şekilde adapte olup yeni çalışmalar yapabilecek. Sadece eski hantallığı atmak gerekiyor. Farklı bir yönetim anlayışı ve okulu yeniden tasarlayarak öğrencilerin becerilerini geliştirmek mümkün. Bu noktada çeşitli eğitim bilimcilerin okulu yeniden tasarlamak ile ilgili çeşitli çalışmalar yaptığını biliyoruz. Umarız ki bu tasarım bizi eskiden kurtararak yeni yüzyılda yeni bir anlayış kazanmamıza gerekçe olur.

Yorumlara katıl

Arşiv