Okulda Dedikodu veya Söylenti Yönetimi

Okulda Dedikodu veya Söylenti Yönetimi

Okul yönetiminin en çok zaman harcadığı ve zorlandığı konulardan bir tanesi de insan kaynaklarının yönetimidir. İnsan kaynakları yönetimi konusunda resmi okulların yapısı belirli olduğu için okul yönetimini zorlayan en önemli durum çalışanlar arasında oluşan informal grupların iletişimini yönetmektir. Okul yönetiminin çok fazla zamanını alan ve bu konuda çok fazla efor sarf eden yönetim, öğretmenlerin ve diğer çalışanların iletişimini de yönetmek durumunda kalmaktadır.

Kurum içinde çalışan birbirleri ile resmi veya resmi olmayan şekilde iletişime geçmektedir. Resmi olmayan iletişimde ise kaynağı ve doğruluğu belli olmayan bilgi aktarımı bulunmaktadır. Bu durum ise iletişimin kalitesini düşürmektedir. Her ne kadar Türk Dil Kurumuna göre dedikodu; başkasını çekiştirmek, kınamak üzere yapılan konuşma olarak tanımlansa da kurum içinde dedikodu genellikle egonun tatmini için kullanılmaktadır. Dedikodu, kurum içinde her zaman yıkıcı etkiler yaratmaz, bazı durumlarda yapıcı etki de yaratabilir.

Kurum içerisinde çeşitli iletişim yollarıyla birbirine bağlı olan kişiler diğer kişiler hakkında konuşarak dedikodu üretebilir. Bu dedikodu durumu genişlediğinde veya büyüdüğünde çalışanlara, yönetime, okul iklimine ve okul kültürüne zarar verebilir. Bu zararı ve yıpratıcı etkiyi azaltmak için okul yönetiminin müdahalede bulunması gerekir. Bu müdahale ise başta da belirttiğimiz gibi okul yönetiminin zamanını alan bir durumdur. Dedikodu sonucunda çalışanlar kendilerini psikolojik olarak yalnız hissedebilirler. Bunun yanında kurum içindeki çalışma düzenini, hazzını, motivasyonunu düşürdüğü gibi çalışanların kurumdan fizyolojik veya psikolojik olarak uzaklaşmasına da neden olur.

Dedikodu yönetimi zorlu bir süreç olsa da öncelikle çalışanların yapıcı mı yoksa şikâyet eden mi olduğuna karar vermeniz gerekiyor. Okul yöneticisinin, dedikodu veya söylenti ile ortaya çıkan krizi yönetmesi bu noktada önemli. Dedikodu veya söylenti ile ortaya çıkan yıkıcı/yıpratıcı etkiyi ortadan kaldırmak için önce bir planlama yapılmalıdır. Dedikodu veya söylenti konusu somut, ölçülebilir ve erişilebilir olacak şekilde nasıl ortaya konulacağı düşünülmelidir. Çünkü dedikodu veya söylentinin çıkış kaynağı genellikle doğruluğu bilinmeyen bilgidir. Dedikodudan etkilenen veya taraf olan kişileri belirledikten sonra söz konusu dedikodu etraflıca konuşulmalı ve bilgi doğrulanmalıdır.

Aslında dedikodu veya söylenti ile ilgili en önemli yönetim önleyici tedbir oluşturmadır. Bunun için ise insanların birbirine güvendiği, çalışanların eşit ve adil olduğu, dedikodu yapma potansiyeline sahip kişiler için şeffaf ve açıklayıcı ortam oluşturulduğu, hoşgörünün arttığı, dedikodu yapan kişinin yaptığının yanlış olduğunun anlatıldığı bir kurum ortamı oluşturulmalıdır. Bunun oluşması için ise yönetimin inandırıcı olması önemlidir. Yönetim kadrosuna inanmayan çalışanlar dedikoduların inandırıcılığına daha çok inanırlar. Bu güveni sağlamak için ise doğru olmayan bilgi (dedikodu) ortaya çıktığı anda hızlı bir şekilde doğru bilginin yayılması gerekir.

Bir kişi hakkında dedikodu çıkarıldığında ise bu dedikoduyu en son duyan kişi genelde kendisi hakkında konuşulan kişidir. Dolayısıyla okul yönetiminin okul içindeki tüm informal gruplarla iletişim halinde olması gerekir. Hiçbir grup dışlanmamalı veya bir grup ile çok sıkı bir iletişim içine girilmemelidir.

Yorumlara katıl

Arşiv