Okul Müdürü Nasıl Denetim Yapmalı?

Okul Müdürü Nasıl Denetim Yapmalı?

Sınıf denetimleri artık okul müdürlüklerine devredildi. Böylece okul müdürü öğretmenlerin derslerini denetlemekte, onların ihtiyaç ve sorunlarını gözleyerek öğretmenin daha verimli olmasına yardımcı olmaya çalışmaktadır. Bu denetimlerin asıl amacı ise öğretmenin bireysel ve mesleki gelişimini artırmaktır.

Öğretmenin bireysel ve mesleki gelişimini artırmak her ne kadar süslü bir laf olarak karşımıza çıksa da uygulama noktasında oldukça zordur. Hizmetiçi eğitim istatistiklerine bakıldığında bunu daha kolay bir şekilde görebiliyoruz. Verilen eğitim sayısı oldukça fazla olmasına rağmen niteliksel artış çok az bir şekilde gitmektedir.

Okul müdürünün odaklanması gereken nokta öğretmenin gelişimsel düzeyidir. Bu gelişimsel düzeye uygun bir şekilde denetim davranışı sergilemesi gerekir. Amaç bir hafiye gibi öğretmenin eksiklerini aramak değil aksine onun eksik kaldığı noktaları tespit ederek öğretmen ile birlikte gelişimi sağlamaktır.

Öğretmenin gelişimsel düzeyi nasıl tespit edilir? Aslında bu noktada 6 başlığa odaklanmak gerekiyor. Öğretmenini tanıyan bir müdür öğretmenin gelişimsel düzeyini çok rahatlıkla kestirebilir. Çünkü bu 6 başlıktan birisinin belirlenmesi diğerleri hakkında da ipucu verecektir. Peki, nedir bu 6 nokta?

  • Bilişsel gelişim
  • Kavramsal gelişim
  • Ahlaki gelişim
  • Benlik gelişimi
  • Bilinç gelişimi
  • İlgi gelişimi.

Hepimiz KPSS konularına geri döndük değil mi? Bir çağrışım yapmaya başladı. O zaman başlayalım.

Bilişsel gelişim bildiğiniz gibi Piaget’nin kuramı. Burada öğretmenin hangi seviyede olduğunu belirlemek gerek. Kendini merkeze mi koyuyor, neden sonuç ilişkisini anlayabilir mu veya üst düzey bilişsel özellikleri (diyalektik, bütüncül, epistemik düşünme) gösteriyor mu? Buna göre düşük veya yüksek diyeceğiz. Düşük olanlar genelde cezalandırma kaygısı gösterirken yüksek olanlar usta bir şekilde görevini yerine getiren öğretmenlerdir.

Kavramsal gelişim ise kavramlara bakış açısını ortaya koyuyor. Düşük, orta, yüksek. Eğer kavramları somut düzeyde değerlendiriyorsa ve sorunlara çözüm üretemiyorsa düşük, soyut bir şekilde düşünebiliyor fakat sorunlara kısıtlı çözüm üretebiliyorsa orta, sorunları kendi başına çözebiliyor çeşitli çözüm önerilerinde bulunabiliyorsa yüksek.

Ahlaki gelişim KPSS notlarından hatırladığımız gibi gelenek öncesi, gelenek düzeyi ve gelenek sonrası olarak ayrılıyor. Gelenek öncesi öğretmen kendisini düşünürken, gelenek düzeyinde toplumsal normları düşünerek hareket eder. Gelenek sonrasında ise evrensel değerlere odaklanmıştır.

Benlik gelişimi yine düşük, orta ve yüksek olarak üçe ayrılıyor. Burada düşük düzeyde korku ve endişe duygularını yoğun yaşayan, orta düzeyde uyumlu ve uyguncu (uygun davranış gösterme eğiliminde olan), yüksek düzeyde ise özerk davranışlar (bireyselleşme) sergileme eğilimdedir.

Bilinç gelişimi kişinin davranışlarını ve çevresini ortaya koyan bir yapıdır. Düşük gelişim düzeyinde başkalarının kendisi hakkında ne düşündüğüne odaklanır, orta düzeyde toplumların veya toplulukların kararlarına odaklanır, yüksek düzeyde ise bireylerarası ve benlik algısında denge görülür.

İlgi gelişimi olarak bahsettiğimiz aslında mesleki ilgi. Düşük düzeyde öz yeterlilik ön plana çıkar. Müdürün gözüne girmek önemlidir. Diğer durumları görmezden gelir. Orta düzeyde öğrenme çevresine ve sorumluluklarına odaklanır. Öğretim görevleri ön plana çıkar. Yüksek düzeyde ise öğretimsel etkiden bahsedilir. Artık öğrenciye kazandırdığı değerin çarpan etkisini düşünmeye başlamıştır.

Yukarıdaki gelişim düzeyi ile ilgili 6 başlık birbiri ile oldukça iç içedir. Örneğin eleştirel düşünen bir öğretmen sorunlara çözüm üretememe davranışını göstermez. Veya bu öğretmen kişilerin kendisi hakkında ne düşündüğüne odaklanmaz. Tersine örnek de geçerlidir. Müdürün gözüne girmek isteyen, ceza almamak için elinden geleni yapan bir öğretmen öğrencisinin topluma nasıl bir değer kazandıracağını düşünmez.

Bu noktada öğretmenin gelişim düzeyi yaklaşık olarak ortaya konulduktan sonra öğretmenin gelişim düzeyini bir üst noktaya çıkarmak müdürün görevi olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü müdür öğretmenin fark edemediği, sorunu çözemediği veya öğretimini çeşitlendiremediği noktada gözlemlerine dayalı olarak öğretmeni bir üst gelişimsel düzeye yükseltmek için denetim yapmaktadır.

Bir önceki konumuzda öğretmen tiplerinden bahsetmiş ve onlardan nasıl eğitimsel açıdan faydalanacağımızı konuşmuştuk. Hatta okul kültürü için hangi öğretmene odaklanmamız gerektiğine değinmiştik. Şimdi ise o tarzdaki öğretmenlere nasıl bir denetim yapıp bunu nasıl uygulamamız gerektiğini konuşacağız.

İlk olarak üst düzey öğretmenlerden bahsedelim. Bu öğretmenler genellikle mesleki bilgi olarak müdürden daha fazla bilgi ve uzmanlığa sahiptir. Üst düzey gelişimsel özelliklere sahip olduğu için kendi çizdiği yolda ilerlemektedir. Evrensel değerlere sahip topluma katma değer sağlayan öğrenciler yetiştirmektedir. Bu öğretmen ile fikir alışverişinde bulunulmalı, yönlendirici olmadan problemleri açıklığa kavuşturucu sorular ile cesaretlendirerek denetim yapmalıyız. Bu öğretmenler problemin farkında olmayabilir. Bu noktada çeşitli sorularla problemin farkına varmasını sağlamak yeterlidir.

Orta düzey gelişim seviyesine sahip öğretmenlerde öğretmen ile müdür yaklaşık olarak eşit bilgi ve uzmanlık seviyesine sahiptir. Öğretmen ile müdür karşılıklı olarak işbirliği yapmalıdır. Müdür ile öğretmen birlikte problemi tanımlayacağı gibi birlikte çözüm geliştirip birlikte uygularlar. Bu öğretmenlerde soruna karşı hem müdür hem de öğretmen sorumludur. Denetim öncesi öğretmen ile konuşulmalı, problem tespit edilmeli, müdür ile öğretmen birlikte çözüm önerisi geliştirmeli ve çözümün uygulanması birlikte takip etmelidirler.

Orta düşük düzey gelişim seviyesinde öğretmen aslında bilgili ve alanında uzman fakat pasif durumdadır. Ne yapacağını bilemeyeceği gibi problemlerin çözümünü de kestiremeyebilir. Bu noktada öğretmene karşı bilgilendirici ve yönlendirici olmak gerekir. Öğretmenin ne yapacağını söyleyip bunu neden yapmamız gerektiğini anlatıp denetimi devam ettirmemiz gerekiyor. Diğer düzeylere göre daha çok denetime girilmesi gereken düzeydir. Bu denetim şekli ayrıca acil karar alınması gerektiğinde veya öğretmenin kafasının karışık olduğu durumlarda her düzeye uygulanabilir.

Düşük düzey gelişim seviyesinde olan öğretmene ise yönlendirici ve kontrol edici bir yaklaşım sergilemeliyiz. Bu düzeydeki öğretmene emir vermek ve yapması gerekeni açık açık söylemek gerekir. Bu düzeydeki öğretmenler kendi sorunlarını çözemeyeceği için tüm sorumluluk müdürde olmak üzere sorunun çözümüne yönelik adımları öğretmene iletmek müdürün sorumluluğundadır. Ayrıca bu düzeydeki öğretmenlerin denetimleri sık sık yapılmalıdır. Bu öğretmeni bir üst düzeye çıkarmak için acil eylem planları oluşturulmalı ve müdür bu görevi ciddi ve bilinçli bir şekilde yapmalıdır.

Yorumlara katıl

1 Yorum

Arşiv